TÜM YÜZEY İŞLEMLER DERNEĞİ OLARAK SALGIN ORTAMINDA SOSYAL VE EKONOMİK YÖNLÜ TUTUM VE GÖRÜŞLERİMİZ - Tüyider

Tüyider

TÜM YÜZEY İŞLEMLER DERNEĞİ OLARAK SALGIN ORTAMINDA SOSYAL VE EKONOMİK YÖNLÜ TUTUM VE GÖRÜŞLERİMİZ

TÜM YÜZEY İŞLEMLER DERNEĞİ OLARAK SALGIN ORTAMINDA SOSYAL VE EKONOMİK YÖNLÜ TUTUM VE GÖRÜŞLERİMİZ

Sektörümüzün değerli üyeleri, Merhaba

Umarım iyisinizdir. Adım İbrahim Doğangün

TÜM YÜZEY İŞLEMLER DERNEĞİ’mizin Geçici Yönetim Kurulu başkanıyım.

TUYİDER derneğimiz yönetim kurulu adına

Kriz ve krize karşı almamız gereken pozisyona ilişkin görüşümüzü aktarmaya çalışacağım.

Çoğumuzun hiç tanık olmadığı enterasan günler yaşıyoruz.

Böylesine olağanüstü bir dönemi en ehven şekilde yönetmek ve en hızlı ve sağlıklı şekilde çıkabilmek için en temel şartın birlik ve beraberliği sağlamak ve artırmak olduğunu biliyoruz.

Bunun da bizler gibi sektör derneklerinin sağlayacağı platformlarda oluşacağını Günün koşullarına göre yapılacak dernek faaliyetlerine hem bugünlerde ve hem de devamında çok daha fazla ihtiyaç olacağını düşünüyoruz;

Bardağın dolu tarafından bakarsak; bir nusubet bin nasihattan daha etkilidir gerçeği ile aklımızı başımıza alabilir ve bu durumu bir fırsata dönüştürebiliriz. Bir taraftan yardımlaşma ve dayanışmamızı tesis ederek morallerimizi yüksek tutabilir diğer taraftan da stratejik planlar yapabilir geleceğe hep birlikte hazırlanabiliriz. Bu gerek olmaktan öte artık zorunludur.

İnsanlık bu gibi onlarca felaketleri hep yaşamış ve hep bir şekilde atlatmış.

Bilgi ve bilincin yetersiz olduğu dönemlerden çok daha güçlüyüz.

O nedenle hiç kuşku yok buda geçecek.

Ancak yenilerine ve daha önemlisi insanlığın kendi kendine verdiği ve vereceği tehlikelere hazır olmalıyız.

Hepiniz farkındasınız doğa kendini toparlamaya başladı. Haliç’de yunusları görür olduk.

Durunca ne kadar ölçüsüz ve kontrolsüz hızlandığımızın farkına vardık.

Evet Bunu bir uyarı olarak görüp durup düşünmek ve çok daha büyük felaketlere maruz kalmamak için en iyi dersi çıkarmak zorundayız.

Tarihimizde pek çok kez yapabildiğimiz üzere iç dinamiklerimizi harekete geçirip; toplumsal uzlaşmamızı sağlayabilir;  dayanışmamızı artırabilir ve bu durumu yeni bir dönemin başlangıcı olarak fırsata çevirebiliriz. Aksi halde bu süreci yönetmek ve çıkmak çok zor olabilir. Çıkış sonrası yaraları sarmak da kolay olmayabilir.

ÖNCELİKLE KENDİ KENDİMİZE KISA DA OLSA BİR MUHASEBE YAPMAK ŞART ÜLKE OLARAK, TOPLUM OLARAK, BİREY OLARAK

Çok darbeler, çok ekonomik buhranlar yaşadık Neden?

Birileri bize bunları zorla mı yaşattı?

Doğanın muazzam olayı depremler neden felaketimiz oluyor?

Bu salgın olmadan önce de geldiğimiz nokta En azından Sektör olarak olmamız gereken nokta hiç değiliz.

Kendimizi kıyaslamak adına da 1940’ – 1950’lerde bizden daha kötü şartlara sahip ancak bugünün en gelişmiş ülkeleri olan Almanya, Kore ve Japonya’yı düşünebiliriz.

Onlardan daha yüksekte olduk geçmişimizde fakat son 80 yıldır özellikle son 60 yılda ne yaptık ve ne yapmadık da daha iyi durumda, olabileceğimiz konumda değiliz durup düşünmemiz lazım.

Ülke olarak uzun bir süredir sosyal yada endüstriyel hayatın hangi alanında olursa olsun genel olarak sahip olduğumuz potansiyellerimizi yeterince değil neredeyse hiç değerlendiremiyoruz.

Birbirimize güvenmiyor, kuşku duyuyor, çok görüyor, dinlemiyor, kavga ediyor, ayrışıyoruz.

Her şeyden şikayet ediyor; fakat üretmiyoruz. çözüm bulmak yerine teslim oluyoruz.

Yaptıklarımızın ardını düşünmüyor meyve veren ağaçları kesiyoruz Tıpkı Nasrettin hoca fıkrasında olduğu gibi bindiğimiz dalı kesiyoruz.

Sahibi olduğumuz zengin kültürel mirasa rağmen ; göç ve savaş gibi çok zorlu yaşam ve mücadelerden gelen deneyimlerimize rağmen; şaşkınlık içerisindeyiz.

Çok zekiyiz fakat doğru yönde ve şekilde kullanmıyoruz. belki de akıncı kültüründen gelen anlayışla

kolay elde etme ve kaygısız günlük yaşama ve neme lazımcı olmaktan kurtulamıyoruz.

Gelecek planı yapmıyor, harakete geçmek için tehlikenin dibimize kadar gelmesini bekliyoruz;

Belki çok ironi yaptım ama bunlar bizim harekete geçmemiz için

öğrenilmiş derslerimizi hatırlamalı, gördüklerimizden, yaşadıklarımızdan gereken dersleri özümsemeli ve harekete geçirmeliyiz gücümüzü ve potansiyellerimizi

Yoksa eskilerin deyimiyle müstehak oluruz. Başımıza her ne gelirse hak etmiş oluruz.

Kendimizden yani bireyden başlayarak, aileye, şirketlere, OSB yönetimlerine, Birlik ve Odalara, Dernekler gibi üst çatı sivil toplum örgütlerine, Üniversitelere, Belediyelere aklınıza gelebilecek tüm kurum ve oluşumlara kadar kendi kendimize iyi sorgulama yapmamız, kendimize çeki düzen vermek için iyi karar vermemiz gereken bir dönemdeyiz .

Bu koşullarımızda Devletimizin üzerine büyük sorumluluklar düşmektedir. Bizimde devletimize ve toplumumuza karşı sorumluluklarımız var. Farkındayız. Ve harekete geçmek için bu çağrımızı yapıyoruz.

Fabrika sahibimiz, Yöneticimiz, Mühendisimiz, Ustamız, Çalışanımız, Esnafımız, Üniversite yöneticilerimiz, hocalarımız, Öğrencileri tüm sektörümüz oyuncularına sesleniyoruz.

Tüm içtenliğimizle ve açıkça söylüyoruz.

Ortak akılla ortak stratejiler oluşturmuş, planlar yapmış, düşünce olarak hazırlanmış olarak elbet bitecek olan bu krizden güçlenmiş şekilde çıkabilmek adına.

Uzaktan da olsa teknolojinin bize sunduğu bu olanaklarla geleceğimiz gençleri ’mizi de aramıza katarak;

Ben değil Biz ve Paylaştıkça Çoğalır anlayışı ile derneğimizin oluşturduğu bu platformda bir araya gelelim.

NASIL

Hayıflanmak için değil harekete geçmek için Yapabileceklerimizi ve potansiyellerimizi görebilmek adına Osmanlı dönemi imaretleri, vakıfları, esnaf loncalarını, Cumhuriyetimizin ilk yıllarında kurulan Sümerbank gibi örnek işletmeleri, kooperatifleri, köy enstitülerini, bugün çok da ihtiyaç duyulan hıfsısıhha enstitüsü gibi kurumlarımızı; tüm imkansızlıklara ve her türlü iç dış olumsuz etkilere rağmen kurulan ve çalıştırılan uçak ve tank fabrikalarımızı, hicaz demiryollarını, eri üretime alamadığımız ilk yerli otomobilimiz DEVRİM i hatırlayalım.

DAVET

Tüzüğümüz gereği kuruluşumuz itibariyle 6 içerisinde yapacağımız 3 yıl için seçilecek yönetinin belirleneceği genel kurula kadar ve sonrasında etkin rol ve görev almak üzere, sizi üyemiz olmaya davet ediyoruz.

Gelin sizde katılın bize her şeyin artık eskisi gibi olmayacağı dünya düzeninde yerimizi birlikte alalım!

Önemli Olduğu için Tekrar ediyorum

Mümkün olduğunca evde kalmak durumunda olduğumuz bu günlerde; mevcut teknolojinin olanaklarını kullanarak

Benzer video mesajları sizlerde yapabilirsiniz. Çok da güzel olur.

Önerileriniz / Fikir / Bilgi / ders verici hatıralar gibi paylaşacak şeyleriniz vardır.

Onları sesli yada görüntülü bizimle ve sektörünüz ile paylaşabilirsiniz.

Bu yolla çok değerli fikirler çıkabilir. Bizde bunları mutlaka değerlendiririz.

OLAĞANÜSTÜ KOŞULLAR NEDENİYLE DERNEĞİMİZE ÜYELİK İLE İLGİLİ ŞARTLARIMIZI DA DÜZENLEME İHTİYACI DUYDUK.

ZİRA NE ÇOĞUMUZUN DERNEĞE YATIRACAK PARASI NE DE DERNEK OLARAK BİZİM HARCAYACAK YERİMİZ.

AMA ELBET YARDIMA İHTİYACIMIZ OLANLAR VE YARDIM ETMEK İSTİYENLERİMİZ VARDIR.

ÜYELİĞE İLİŞKİN DİĞER ŞARTLAR AYNEN GEÇERLİ OLMAK ÜZERE ÜYELİK GİRİŞ BEDELİ VE AİDAT ‘LARA İLİŞKİN DURUMUN GEREKTİRDİĞİ TÜM KOLAYLIKLARI SAĞLAYACAĞIZ.

BİZLER MEVLANA’NIN TORUNLARIYIZ GELİN BİRLİK OLALIM.

SAĞLIKLA VE SEVGİYLE KALIN.

SAYGILARIMIZLA,

VİDEOYU TÜYİDER YOUTUBE KANALIMIZDAN İZLEYEBİLİRSİNİZ https://youtu.be/sJ-7MD0ZHTM

İbrahim Doğangün             K. Fazıl Dede                       Selçuk Ilgaz                         Ercan Koçyiğit                     T. Ali Selen

Başkan                                 Başkan Yard.                       Başkan Yard.                       Başkan Yard.                        Genel Sekreter

Orkun Kaya                         Tolga Zent                           Emin Kalıp                           Emrah Özcan                      T. Atakan Şakar  

Sayman                                  Üye                                      Üye                                      Üye                                      Üye

Geçici Yönetim Kurulu olarak saygılarımızla,